Odamdaki Göz
Tanıyorum onu. Hayır, şizofren değilim; sadece o kendini arıyordu, beni buldu. Ya da ben kendimi arıyordum, tevafuk oldu. Küçüktüm, yatağımın altında saklanırdı. Kaçtım hep; meğerse kendimden kaçmışım. Her gece çenemi sıkarak uyanırdım, dökülürdü dişlerim. Şimdi ne kaygı ne korku… Sohbet eder...
Koca Adam
Uzanırdın arşa, göğe çatardın; başında bir fes Şam’da mıydın, El-Bab’da mı, Türkistan’da mı, Rumeli’de mi, sen aslında kimdin bilir misin? Yüklen be hey koca adam; atan koca, sen koca… Gözlerinde bu parıltı hangi bahara Muştu? Çöktü beden, terk etti ruh. Çok mu ıstırap çektin, nasıl...
Memleket mi Yıldızlar mı Gençliğim mi Daha Uzak?
Ne çok yorulmuşum, her şey bitmiş, mutluyum sanki ama değil. Daha yeni başladığımızı biliyorum, farkındayım ama yorgunum. Sanki yüz yıldır yaşıyorum, ıstırap mı çekiyorum, her şey yolunda mı anlamıyorum. Tütün kesem delinmiş, çakmağım çakılmıyor, nedir bu? Toprak altında bıraktıklarım mutlu mu, beni...