Hâmûşân
Sözlerle ve gözlerle anlatılmaz,Bir yaktı mı yanmadan durulmaz. Âşık “Vuslat isterim.” der, Yanmanın lezzetinden kendini alamaz. Sönecek diye korkar yüreğinin nârı, Aşkın akışında akarken gitti ârı. Sessizlik oldu âşığın varı, Gelse de gelmese de hep onunla yârı. İsâ Divanetoros Hakiki aşkın...
Gördüğüm Bir Seraptır…
Baktığım tablo karanlık, içinde ne olduğunu göremiyorum ama biliyorum ki var… Işık yok mu Ya Rab? İçinden çiçekler fışkırıyor, nebatat odamın içine taştı. Bu kokular, bu güzellikler ruhumu şâd ediyor; nefsim topallıyor Allah’ım, kollarımda ölmek üzere. Ne zulmedesim var ona, ne de orada bırakasım....
Alkışların Kızıl Tebessümü
Vechin dâima güleç, ruhsarın gül-gûn olsun; mecalsiz bir bahadırın muzafferiyet ardında al al içtiği kan misali… Tâ ki sahne-i seyirden nüzul eylediğin dem, ellerin mesrur rûyuna siper olur. Mahzun olma, sen yüzünü asınca, arşa asıyor ruhumu kıvrımı meşum kanca…...
Bir Eksik Sabah
Ne heybetliydik ölümün ortasında; karanlığın sökün ettiği yerde bir boran gibi doğdum, daha sert bir kasırgayla söneceğim. Zaten bu dünya bir bana dar gelir sandım ey nefis! Ey can, kurbanın olayım; omzumda bir tüfek, namlusunu doğrultacağım yeri bilmem. Dağların ucunda bir gölgeyim, güneş yakmış bedenimi....
Bî-Âşık
Pervaneler döner durur,Benim muma hevesim yok.Derviş hırkasını bulur,Benim ipliğe meylim yok. Dergâh dergâh gezer herkes,Benim menzile kastım yok.Aşkı zikreder her nefes,Benim çekecek virdim yok. Nefsi ateşe atanlar,Benim yanacak cismim yok.Dünya pazarında yitenler,Benim satacak ismim yok. Tecelliyi bekler gözler,Benim...
Şükür
Şükredemiyorum, aslında ediyorum ama yetmediğinin farkındayım. Çok şey veriyorsun, mahcubum Ya Rab. Zikreder dilim seni günde kaç defa? Hazinen geniş, kulun aciz ve idrakim senin sonsuz lütuflarının karşısında bir kum tanesi kadar hükümsüz kalıyor. Verdiğin her nefes, sırf o nefesi alabildiğim için bile ayrı bir...
180 Günün Şafağı
“Vatan diye kandık, ne güzel kanmaydı o…” Hayatımda doğması en zor ama en gerçek günlerdi. Zamanın sivil hayattaki gibi ele avuca sığmaz hâli, kışla kapısından adım attığım an yerini ağır, soğuk bir yalnızlığa bıraktı. Takvime attığım her çizik, kendi sabrımla giriştiğim sessiz bir...
Dost
“Dostumun adını öğrenmem için Allah’ın kanımdan bir can alması gerekmiş…” Ey ülfetim, muhibbim, ahbabım… Sırrımın nedimi, yâr-ı kadîmim… Şüphesiz sıddîkım, can gardaşım, hemdemim, musahibim… Gittin! Yol da seninle gidiyordu, ardında ne yiğit bıraktın ne de yol. Aramızda bir...
Turan Mücahidi
“Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna, tuğu kaldırılmış orduların başbuğuna” Altayların ayazı sadece teni değil, ruhu da dondurur. Öyle bir coğrafya ki, insanın içini ancak içine düşen o iflah olmaz hürriyet ateşi ısıtabilir. Ey büyük Osman adın İslama kılıç, Bozkıra hürriyet olmuş...
Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana
İnsanoğluyum; yaratıldığımda dertliydim, kıyamette de dertli olacağım, bitmeyecek şikayetim. İsyan mıdır bu bilmem, gerçi bilsem de şikayet ederim ya… Üzerime gün doğsa da damdan zulmet akıyor. Huzursuz mu sanırsın kendini zahit? Dün kaçtığın bugün kovalar seni. Derdini büyük mü sanırsın zahit,...