Bir Eksik Sabah
Ne heybetliydik ölümün ortasında; karanlığın sökün ettiği yerde bir boran gibi doğdum, daha sert bir kasırgayla söneceğim. Zaten bu dünya bir bana dar gelir sandım ey nefis! Ey can, kurbanın olayım; omzumda bir tüfek, namlusunu doğrultacağım yeri bilmem. Dağların ucunda bir gölgeyim, güneş yakmış bedenimi....
Bî-Âşık
Pervaneler döner durur,Benim muma hevesim yok.Derviş hırkasını bulur,Benim ipliğe meylim yok. Dergâh dergâh gezer herkes,Benim menzile kastım yok.Aşkı zikreder her nefes,Benim çekecek virdim yok. Nefsi ateşe atanlar,Benim yanacak cismim yok.Dünya pazarında yitenler,Benim satacak ismim yok. Tecelliyi bekler gözler,Benim...
Şükür
Şükredemiyorum, aslında ediyorum ama yetmediğinin farkındayım. Çok şey veriyorsun, mahcubum Ya Rab. Zikreder dilim seni günde kaç defa? Hazinen geniş, kulun aciz ve idrakim senin sonsuz lütuflarının karşısında bir kum tanesi kadar hükümsüz kalıyor. Verdiğin her nefes, sırf o nefesi alabildiğim için bile ayrı bir...
180 Günün Şafağı
“Vatan diye kandık, ne güzel kanmaydı o…” Hayatımda doğması en zor ama en gerçek günlerdi. Zamanın sivil hayattaki gibi ele avuca sığmaz hâli, kışla kapısından adım attığım an yerini ağır, soğuk bir yalnızlığa bıraktı. Takvime attığım her çizik, kendi sabrımla giriştiğim sessiz bir...
Dost
“Dostumun adını öğrenmem için Allah’ın kanımdan bir can alması gerekmiş…” Ey ülfetim, muhibbim, ahbabım… Sırrımın nedimi, yâr-ı kadîmim… Şüphesiz sıddîkım, can gardaşım, hemdemim, musahibim… Gittin! Yol da seninle gidiyordu, ardında ne yiğit bıraktın ne de yol. Aramızda bir...
Turan Mücahidi
“Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna, tuğu kaldırılmış orduların başbuğuna” Altayların ayazı sadece teni değil, ruhu da dondurur. Öyle bir coğrafya ki, insanın içini ancak içine düşen o iflah olmaz hürriyet ateşi ısıtabilir. Ey büyük Osman adın İslama kılıç, Bozkıra hürriyet olmuş...
Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana
İnsanoğluyum; yaratıldığımda dertliydim, kıyamette de dertli olacağım, bitmeyecek şikayetim. İsyan mıdır bu bilmem, gerçi bilsem de şikayet ederim ya… Üzerime gün doğsa da damdan zulmet akıyor. Huzursuz mu sanırsın kendini zahit? Dün kaçtığın bugün kovalar seni. Derdini büyük mü sanırsın zahit,...
Odamdaki Göz
Tanıyorum onu. Hayır, şizofren değilim; sadece o kendini arıyordu, beni buldu. Ya da ben kendimi arıyordum, tevafuk oldu. Küçüktüm, yatağımın altında saklanırdı. Kaçtım hep; meğerse kendimden kaçmışım. Her gece çenemi sıkarak uyanırdım, dökülürdü dişlerim. Şimdi ne kaygı ne korku… Sohbet eder...
Koca Adam
Uzanırdın arşa, göğe çatardın; başında bir fes Şam’da mıydın, El-Bab’da mı, Türkistan’da mı, Rumeli’de mi, sen aslında kimdin bilir misin? Yüklen be hey koca adam; atan koca, sen koca… Gözlerinde bu parıltı hangi bahara Muştu? Çöktü beden, terk etti ruh. Çok mu ıstırap çektin, nasıl...
Memleket mi Yıldızlar mı Gençliğim mi Daha Uzak?
Ne çok yorulmuşum, her şey bitmiş, mutluyum sanki ama değil. Daha yeni başladığımızı biliyorum, farkındayım ama yorgunum. Sanki yüz yıldır yaşıyorum, ıstırap mı çekiyorum, her şey yolunda mı anlamıyorum. Tütün kesem delinmiş, çakmağım çakılmıyor, nedir bu? Toprak altında bıraktıklarım mutlu mu, beni...