MÜLKİYET-İ FİKRİYE
Burası olaylara, durumlara ve hayata dair şahsi şerhlerimi düştüğüm mecra. Kelam benim, süzgeç benim. Bu sayfalardaki hiçbir fikir bir tasdike muhtaç değildir; tamamı yalnızca zihnimin mülkiyetindedir.
4 Temmuz 2026
Matrûd Miyâh
Nice banklarda çaresiz, nice denizlerde ölümsüz… Konuşmak istiyorum; taşranın gök mavisi göllerinde yüzmek, sararmış...
29 Haziran 2026
Işıksız Son
Gün doğmadı karanlıktayım. Evveli de yaşadım, ahiri de. Bahadır’ın hikâyesi buraya kadar… Uçan kuşlardan dağlarda esen...
29 Haziran 2026
Bilmiyorum…
Sabah gün doğacak mı, bilmiyorum; doğsa da gün yüzü görecek miyim, bilmiyorum. Güneşi mi bekliyorum, ışığını mı,...
27 Haziran 2026
Sadece 24 Saat
Bir günlük avuntuymuş benimkisi. Celep güldü; sesi kulağıma, gülüşü yanağıma neşter vurdu. Unuttum sandığım ne varsa tek...
26 Haziran 2026
Dört Gece Uykusu
Dört gecedir uykuyu bir semm-i katil gibi ruhun evtarına zerk eden o bîaman efkâr, nihayet aklı kendi enkazı altında bıraktı....
25 Haziran 2026
Sönsün Nâr-ı Aşk!
Mahzun Bahadır’ın sinesine düştü kor, Dünya gözüne zindan, nefes alması pek zor. O ay yüzlü Ahuya, varıp sordu usulca:...
23 Haziran 2026
Hâmûşân
Sözlerle ve gözlerle anlatılmaz,Bir yaktı mı yanmadan durulmaz. Âşık “Vuslat isterim.” der, Yanmanın lezzetinden...
23 Haziran 2026
Gördüğüm Bir Seraptır…
Baktığım tablo karanlık, içinde ne olduğunu göremiyorum ama biliyorum ki var… Işık yok mu Ya Rab? İçinden çiçekler...
22 Haziran 2026
Alkışların Kızıl Tebessümü
Vechin dâima güleç, ruhsarın gül-gûn olsun; mecalsiz bir bahadırın muzafferiyet ardında al al içtiği kan misali… Tâ ki...
11 Haziran 2026
Bir Eksik Sabah
Ne heybetliydik ölümün ortasında; karanlığın sökün ettiği yerde bir boran gibi doğdum, daha sert bir kasırgayla söneceğim....