Sabah gün doğacak mı, bilmiyorum; doğsa da gün yüzü görecek miyim, bilmiyorum. Güneşi mi bekliyorum, ışığını mı, bilmiyorum. Büyük insanlar var güneşin doğacağı yerde; ışığı mı kesiyorlar yoksa ışık onlar mı, bilmiyorum. Sabah olacak, bundan eminim ama dolunay batacak mı, bilmiyorum. Gecenin ışıkları da gözüme hoş geliyor; denizi aydınlatan dolunay ve sarıya çalan rengi… Ne görüyorum ki, bilmiyorum. Bir hayal dünyasında mıyım, gerçekliği mi yaşıyorum, bilmiyorum. Öfkeliyim bu bilinmezler içinde; ben seni mi görüyorum? Bak, mezarlıklar içindeyim; toprağı eşeleyen birkaç köpek, gözyaşlarım altında yatan iki kedi… Mırıldanırlar bana; biri kucağımda, biri sadece bakıyor; ondan mı sakinleşiyorum, bilmiyorum. Ya da bunca şey bir meşkûka değer mi, onu da bilmiyorum. Üzgünüm Mahbube, ben kendimi bilmiyorum; çaresizim, kendimde miyim, onu hiç bilmiyorum.

Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close