Dört gecedir uykuyu bir semm-i katil gibi ruhun evtarına zerk eden o bîaman efkâr, nihayet aklı kendi enkazı altında bıraktı. Sükût etti baştan başa her şey. Cihanın bütün velvelesi çekildi geriye; mutlak, bîhislik kaldı. Hiçbir şey hissetmediğim son gece; çeşmimden bağrıma akan tuzlu gözyaşı, bir kor ateş oldu da sînemdeki yarayı dağladı geçti. Sigaram sırılsıklam, dudaklarım titriyor; sönmek üzere olan tütünün sesini duyuyorum sadece. Dört gece uykusu dedim buna; şu dünyanın çivisi yok, sevdalıdan sermestî yok, yollarım ışıksız kaldı Mahbube…

Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close